Kistik fibrozis, orak hücre anemisi gibi genetik hastalıkların prenatal tanıları fetal genotiplerin belirlenmesi ile gerçekleşmektedir.. Böyle bir tanı işlemi genellikle amniyosentez ve koryon villus biyopsisi gibi invaziv prosedürlerle elde edilen fetal hücreler yardımıyla gerçekleşmektedir. Bu invaziv prosedürlerin bazı dezavantajları da bulunmaktadır.
1997 yılında fetal nükleik asitlerin anne plazmasındaki keşfi invaziv olmayan prenatal tanı için yeni çalışmaları gündeme getirmiştir. Fakat fetus kökenli DNA’ ların maternal plazmadaki oranı yaklaşık olarak %10 olarak bilindiğinden çeşitli zorlukları da beraberinde getirmiştir.
Ancak, Hong Kong ve ABD’ li bilim insanları, yeni geliştirdikleri teknik sayesinde hamile anneden alınan kan örneği ile bebeğin tüm gen haritasını çıkarmayı başarmışlar.
Araştırmacılar Beta Talasemi (Akdeniz Anemisi) mutasyonu taşıyan bir çift üzerinde çalışmalar yapmış. Doğacak bebekte alellerden biri anneden, diğeri babadan gelecektir. %25 olasılıkla iki sağlıklı alel, %50 olasılıkla bir tane homozigot alel, %25 olasılıkla da alellerin ikisinin de homozigot olma olasılığı bulunmaktadır. İki alel de homozigot olunca beta talasemi gelişebilmektedir.
Bir anne bir genin iki farklı aleline sahipse, annenin genetik materyali her iki aleli de içerdiğinden dolayı klasik genetik testler bebeğe hangi alelin geçtiğini belirleyemeyecektir.
12 haftalık fetuslardan DNA örnekleri invaziv bir yöntemle toplanmış. Aynı sonuca ulaşılıp ulaşılmayacağını görmek için anne ve babanın da kanları alınmış.
Ekip daha sonra annenin kanında bulunan on milyon DNA baz çiftini sekanslamış ve yaklaşık 900.000 noktada anne ve babanın genomlarıyla karşılaştırmışlar.
Babanın var olan mutasyonu annenin kanında kolay bir şekilde tespit edilebilmiş, bu da fetusun babanın hatalı aleliyle kalıtıldığına işaret edilmiş. Fakat fetüs DNA’ sında anneye ait mutasyonun olup olmadığı da araştırılmış. Bunun için kan örneğinde annenin sağlıklı ve mutant alellerinin her birinin kaç kere görüldüğü farklı bir yöntemle belirlenmiş. İki alelin eşit olarak görüldüğü durumlarda bu hastalıkla ilgili mutasyonun anneden geçtiği, yani beta talasemiye neden olacak iki hatalı genin anneden geçeceği düşünülmüş. Fakat araştırmacılar sağlıklı aleli daha çok bulmuş, bu da fetusa ilgili genin doğru maternal kopyasının geçmiş olduğunu ve beta talaseminin gelişmeyeceğini desteklemiştir. Sonuç olarak da bebeğin mutant aleli sadece babadan aldığı ve bu nedenle de hastalanmadan sadece taşıyıcı olarak kalacağı anlaşılmıştır.
Araştırma ekibi fetal DNA sekansının %94’ ünü bitirmiş. Fakat fetusun DNA dizileri anne babanın tüm genom taramalarından çıkarıldığından dolayı fetal genomun tamamını analiz etmek için her iki ebeveynin tüm genom dizilerine ihtiyaç duyulduğu söylenmekte.
Yeni, yüksek verimli sekanslama cihazlarının çoğalması ve maliyetin de düşmesiyle yakın bir gelecekte bu tanı yöntemleri daha çok tercih edilecek gibi görünüyor.
Ancak, invaziv olmayan tanı testlerindeki bu gelişmeler beraberinde bazı etik konuları da gündeme getireceğinden bu konular hakkında çeşitli düzenlemelerin de yapılması gerekecektir.
Kaynaklar:
http://www.nature.com/news/2010/101208/full/news.2010.661.html
http://stm.sciencemag.org/content/2/61/61ra91.abstract








