Kanser ilaçları tümör hücrelerini hedef alsalar bile tümör hücreleri bu ajanlardan kaçmak için çeşitli yollar denemektedirler. Bununla ilgili geçtiğimiz günlerde iki çalışma yayınlandı. Bu çalışmalarda araştırmacılar kaçış yollarını ortaya çıkarmaya çalışarak tedavinin etkinliğini artırma yolları aramaktalar ve bu sayede de uygulanacak tedaviden vazgeçilerek başka tedavi yöntemleri deneyebileceklerdir.
Moleküler Biyoloji Haberleri
İnatçı tümörlerle mücadelede genlerin kombine etkileri
Anne kanından doğmamış bebeğin gen dizilimi analiz edildi!
Kistik fibrozis, orak hücre anemisi gibi genetik hastalıkların prenatal tanıları fetal genotiplerin belirlenmesi ile gerçekleşmektedir.. Böyle bir tanı işlemi genellikle amniyosentez ve koryon villus biyopsisi gibi invaziv prosedürlerle elde edilen fetal hücreler yardımıyla gerçekleşmektedir. Bu invaziv prosedürlerin bazı dezavantajları da bulunmaktadır.
1997 yılında fetal nükleik asitlerin anne plazmasındaki keşfi invaziv olmayan prenatal tanı için yeni çalışmaları gündeme getirmiştir. Fakat fetus kökenli DNA’ ların maternal plazmadaki oranı yaklaşık olarak %10 olarak bilindiğinden çeşitli zorlukları da beraberinde getirmiştir.
Ancak, Hong Kong ve ABD’ li bilim insanları, yeni geliştirdikleri teknik sayesinde hamile anneden alınan kan örneği ile bebeğin tüm gen haritasını çıkarmayı başarmışlar.
ABCC9 - Uyku süresini etkileyen yeni bir gen!
MikroRNA' ların erken doğumdaki etkileri?
Günümüzde erken doğum vakalarını önlemek için birçok tedavi yöntemi mevcuttur. Ancak, uterus kasılmalarının altında yatan temel moleküler mekanizmalar tam olarak anlaşılamadığından dolayı bu yöntemlerden bazıları etkili olamamaktadır. Dolayısıyla bu moleküler mekanizmayı aydınlatma yönünde çalışmalar yapılmaktadır.








