İsveçli bilim adamları, arkeoloji ve paleontolojide kullanılan karbon 14 yönteminden yola çıkarak bazı dokuların “hayat sürelerini” araştırdı. Bazı hücrelerin DNA’sında bulunan karbon 14 düzeyini ölçen ve insan vücudundaki hücrelerin çoğunun 10 yaşından küçük olduğunu gören araştırmacılar, hücrelerin en yaşlısının 15 yaşındaki, en yavaş kendini yenileyen, bağırsak çeperindeki ve kaburga kemiğinin üzerindeki kas hücreleri olduğunu belirtti.
Araştırma, bölünerek çoğalamayan ve kendini yenileyemeyen tek hücre olan nöronlarının (sinir hücresi) kişiyle aynı yaşta olduğu iddiasını da doğruladı.
İsrailli bilim adamları neden bazı insanların diğerlerine göre daha acımasız olduklarını araştırdı. Buna göre, “AVPR-1” genini taşıyanlar bencil ve zalim davrandıklarında büyük haz alıyorlar. Araştırmaya göre, “AVPR-1” adlı gen ile bencil ve acımasız davranışlar arasında bir bağ bulunuyor. Bir başka deyişle, “acımasızlık” insanların genlerinde saklı.
İsrailli bilim adamları, “AVPR-1” genini taşıyanların başkalarına yardımcı olacak hareketlerden daha az zevk aldıklarını ortaya koydu.
Araştırmaya göre bu gene sahip olan insanlar bencil davrandıklarında normal insanlardan çok daha büyük haz duyuyor.
Bilim adamları, kalp hücrelerini, embriyon kök hücresi kültürlerini, diğer yardımcı madde ve molekül kokteyli ile destekleyerek geliştirdi.
Bilim adamları, organ nakli için kalp dokusunun laboratuvar ortamında yaratılmasına bir adım daha yaklaştı.
Kanadalı, ABD’li ve İngiliz araştırmacıların, laboratuvarda embriyon kök hücrelerinden elde edilen kültürlerden büyüttükleri insan kalbi hücreleri, kalp hastalığı olan farelere nakledildiğinde hayvanların kalp fonksiyonlarında belirgin düzelme görüldü.
Nature dergisinde de yayımlanan araştırmada, bilim adamları, kalp hücrelerini, embriyon kök hücresi kültürlerini, diğer yardımcı madde ve molekül kokteyli ile destekleyerek geliştirdi.
Fransız bilim adamları, Lübnan’da bir kireçtaşının içinde 92 milyon yaşında bir hayvan fosili bulmuştu. Arkeologlar yaptıkları incelemede, bu fosilin iki bacaklı bir yılana ait olduğunu tespit etti. Eski kertenkeleden modern kolsuz bacaksız yılana giden evrimleşme konusunda bundan önce pek fazla tür bulamayan bilim adamları, röntgen tekniğiyle yaptıkları incelemede, kireçtaşına hapsolmuş bir sürüngen ve diğeri taş katmanı altında bu sürüngene ait katlanmış bacaklarını buldu.
Öldürücü Ebola virüsüne karşı en çok 6 yıl içinde aşı üretilebilecek. İshal, kanama, deri döküntüleri ve yüksek ateşe neden olan bulaşıcı hastalığın henüz kesinleşmiş bir tedavisi yok. Afrika ülkelerinden Gabon’un başkenti Libreville’de düzenlenen ve yüz kadar uzmanın katıldığı Ebola ve Marburg virüsleri konulu uluslararası kongrede bilim adamları, “4, 5 ya da 6 yıl içinde” Ebola virüsüne karşı aşı üretilebileceğini belirttiler.
Konu üzerinde çalışan ABD’li araştırmacı Thomas Geisbert, “aşının üretilmesinin an meselesi olduğunu” belirterek, bu aşının kuduz aşısı gibi uygulanacağını, maymunlarda bu tedavinin işe yaradığını söyledi.
Geisbert, aşının insanlar için kullanımı için biraz daha zamana ihtiyaç duyduklarını ifade etti.
İshal, kanama, deri döküntüleri ve yüksek ateşe neden olan bulaşıcı Ebola ve Marburg virüslerine karşı şu an bir tedavi bulunmuyor. Vakaların yüze 50-90’ı ölümle sonuçlanıyor.